1. Anasayfa
  2. Genel

Erzurum’un Kuruluşu ve Tarihçesi: Binlerce Yıllık Serüven

Erzurum’un kuruluşu ve tarihçesini keşfedin. Taş Devri’nden Cumhuriyet’e, Theodosiopolis’ten Erzurum’a uzanan binlerce yıllık kadim şehrin tarihi yolculuğunu öğrenin.

Erzurum’un Kuruluşu ve Tarihçesi: Binlerce Yıllık Serüven
Erzurum’un Kuruluşu
0

Anadolu’nun en yüksek ve en köklü şehirlerinden biri olan Erzurum, sadece coğrafi olarak değil, tarihi derinliği ile de bir plato üzerinde yükselen bir medeniyetler beşiğidir. Doğu’nun kilidi, serhat şehri ve Milli Mücadele’nin temellerinin atıldığı bu kadim kent, her taşında ayrı bir hatıra, her döneminde ayrı bir destan barındırır. Erzurum’un kuruluşu ve tarihçesi, adeta Anadolu’nun tarihine paralel, binlerce yıllık bir yolculuğa çıkarır bizi. Yontma Taş Devri’ne uzanan izlerinden, İpek Yolu’nun önemli bir menzili oluşuna; Bizans, Arap, Selçuklu ve Osmanlı mücadelelerinden, Türkiye Cumhuriyeti’nin doğuşuna tanıklık eden Erzurum Kongresi’ne kadar uzanan bu tarihi serüveni birlikte inceleyelim.


I. Kuruluş ve Erken Dönem Yerleşimleri

Erzurum’un bilinen tarihi, şehrin bugünkü sınırlarının çok ötesinde, insanlığın ilk dönemlerine kadar uzanır. Bu bağlamda, Erzurum’un kuruluşu tek bir tarihe değil, binlerce yıllık bir yerleşim geleneğine dayanır.

A. Tarih Öncesi Çağlar ve İskân

  1. Yontma Taş Devri’ne Uzanan Yerleşim: Bölgedeki arkeolojik buluntular, Erzurum ve çevresinin Paleolitik (Yontma Taş) Çağ’dan itibaren insanlar tarafından kullanıldığını göstermektedir. Bu döneme ait aletler ve kalıntılar, bölgenin avcı-toplayıcı topluluklar için bir yaşam alanı olduğunu kanıtlar.
  2. MÖ 4000’lere Kadar Giden Tarih: Neolitik (Cilalı Taş) Çağ ile birlikte yerleşik hayata geçişin izleri görülmeye başlanır. Bölge, tarım ve hayvancılığın başladığı bu önemli dönemde iskân görmüştür.
  3. İlk Tunç Çağı ve Karaz Kültürü: Erzurum tarihini anlamak için en kritik dönemlerden biri, MÖ 3000’li yıllarda ortaya çıkan Karaz Kültürü’dür. Bu kültür, Doğu Anadolu’nun yerli halkları tarafından oluşturulmuş, siyah renkli, cilalı el yapımı çanak çömleği ile tanınır.
  4. Karaz, Pulur, Güzelova, Sos ve Cinis Höyükleri: Karaz Kültürü’nün izlerini taşıyan bu önemli höyükler, Erzurum Ovası’nda yoğun bir yerleşim ağının varlığına işaret eder. Bu yerleşimler, şehrin “kuruluş” öncesindeki kadim temellerini oluşturur.
  5. Bölgedeki Eski Yerleşim Merkezleri (Viranşehir/Eskişehir): Bugünkü Erzurum şehir merkezinin hemen batısında, Viranşehir veya Eskişehir olarak adlandırılan bölge, tarih boyunca önemli bir yerleşim yeri olmuştur. Burası, sonraki dönemlerde “Erzen” adıyla anılacak ve şehrin isim kökenine kaynaklık edecektir.

B. Tarih Boyunca Hâkimiyet Kuran Kavim ve Devletler

Erzurum, stratejik konumu nedeniyle tarih boyunca pek çok kavim ve devletin ilgisini çekmiş, hâkimiyet mücadelelerine sahne olmuştur.

  1. İlkçağ Kavimleri: Sırasıyla HurrilerAsurlularKimmerlerİskitler (Sakalar), Medler ve Persler bölgeye hâkim olmuştur. Perslerden sonra ise bölge, Romalılar ile Partlar/Sasaniler arasında sık sık el değiştiren bir sınır bölgesi haline gelmiştir.
  2. Hunların Anadolu’ya İlk Girişi (4. Yüzyıl): Hun akınları, 4. yüzyılın sonlarında Erzurum üzerinden Anadolu’ya ulaşmıştır. Bu, Türklerin bölgeyle ilk temaslarından biri olarak kabul edilir.
  3. Bizanslılar ve Sasaniler Arasındaki Mücadeleler: Erzurum, Roma/Bizans ile Sasani İmparatorluğu arasındaki yüzyıllar süren mücadelenin en önemli cephelerinden biriydi. Şehrin bugünkü temellerinin atılması da bu mücadeleler dönemine rastlar.

II. Şehrin İsim Kökenleri ve Kuruluşu

Erzurum’un adı ve şehir olarak kuruluşu, Bizans İmparatorluğu döneminde gerçekleşmiştir.

A. İlk İsimler ve Kökenleri

  1. Theodosiopolis (MS 415-422): Bizans İmparatoru II. Theodosius, Sasani saldırılarına karşı sınırını güçlendirmek için bugünkü Erzurum Kalesi’nin çekirdeğini oluşturan bir kale inşa ettirdi. Kalenin etrafında gelişen şehre de “Theodosiopolis” (Theodosius’un Şehri) adı verildi. Bu, şehrin planlı bir şekilde kuruluşunun başlangıcıdır.
  2. Karin, Karna, Garin, Karintis: Bölgenin yerli Ermeni kaynaklarında ve halk dilinde şehir, Karin veya türevleriyle anılıyordu. Bu isim, muhtemelen daha eski bir yerel addan gelmekteydi.
  3. Kâlîkalâ (Araplar Dönemi Adı): İslam orduları şehri fethettikten sonra, Arapça kaynaklarda şehir Kâlîkalâ olarak geçmeye başladı. Bu isim, “Karin Kalesi” anlamına gelen yerel ismin Arapçalaşmış haliydi.
  4. Anastasiopolis (I. Anastasius Dönemi): Bizans İmparatoru I. Anastasius döneminde (491-518) şehir surları büyütülüp güçlendirilmiş ve bir süreliğine onun adıyla, Anastasiopolis olarak anılmıştır.

B. Erzurum Adının Ortaya Çıkışı

  1. Erzen ve Ardze Şehri: Theodosiopolis’in batısındaki eski yerleşim bölgesi (Viranşehir), “Erzen” veya “Ardze” adıyla biliniyordu. Bu şehir, tarihi İpek Yolu üzerinde önemli bir ticaret merkeziydi.
  2. Erzenü’r-Rum / Arz-ı Rûm İsimlerinin Verilmesi: 1048 yılında Selçuklu akınları sırasında Erzen şehri tahrip edilince, halk daha korunaklı olan Theodosiopolis’e (Karin) göç etti. Türkler, bu yeni yerleşimi, “Rum diyarındaki Erzen” anlamında Erzenü’r-Rum veya Arz-ı Rûm olarak adlandırdı. Zamanla bu isim, Erzurum’a dönüşerek kalıcı hale geldi.

III. İslam ve Türk Hakimiyeti Dönemine Geçiş

A. İslam Orduları Tarafından Fethi

  1. Habib bin Mesleme Tarafından Fetih (653): Hz. Osman döneminde, İslam orduları komutanı Habib bin Mesleme, şehri Bizans’tan aldı. Bu fetihle Erzurum, İslam dünyasının bir sınır şehri (uc/serhat) haline geldi.
  2. Arap Hakimiyeti ve Gaza Üssü Oluşu: Emevi ve Abbasi dönemlerinde şehir, Bizans’a karşı düzenlenen gazaların (anadoluda akın) önemli bir üssü oldu. Bu dönemde bölgeye Müslüman Arap nüfusun yerleşimi de arttı.
  3. Ticaret Merkezi Olarak Erzurum: İpek Yolu’nun bir kavşağında bulunması, Erzurum’u hem Arap hem de Bizans dönemlerinde canlı bir ticaret merkezi yapmıştır.

B. Selçuklu Dönemi

  1. Erzen’in Tahribi ve Halkın Theodosiopolis’e Göçü (1048): Selçuklu Sultanı Tuğrul Bey’in komutanlarından İbrahim Yinal’ın seferi sırasında Erzen şehri büyük ölçüde tahrip edildi. Halkın kaleye sığınmasıyla iki şehir fiilen birleşti.
  2. Türklerin Temelli Yerleşmesi (Malazgirt Zaferi Sonrası): 1071 Malazgirt Zaferi’nden sonra Anadolu’nun kapıları Türklere ardına kadar açıldı. Bu zaferin hemen ardından, Ebulkasım Saltuk Bey komutasındaki Türkmenler Erzurum ve çevresini tamamen ele geçirdi.
  3. Saltuklu Beyliği (1071-1202): Saltuk Bey tarafından kurulan bu Türkmen beyliği, Erzurum’u başkent yaptı. Saltuklular dönemi, Erzurum’un bir Türk-İslam şehri kimliğini kazandığı, sosyal ve mimari eserlerle donatıldığı altın bir çağdır. Tepsi Minare (Kale Mescidi), Ulu Cami, Üç Kümbetler gibi eserler bu dönemden kalmadır.
  4. Anadolu Selçukluları Hâkimiyeti (1202): Anadolu Selçuklu Sultanı Rükneddin Süleyman Şah, Saltuklu Beyliği’ne son vererek Erzurum’u doğrudan Selçuklu topraklarına kattı. Şehir, Selçuklular döneminde de önemini korudu.

IV. Orta Çağ Sonrası Yönetimler ve Osmanlı Dönemi

A. Moğol İstilası ve Bölgesel Beylikler

  1. Moğol ve İlhanlı Hakimiyeti (1242-1335): 1242’deki Kösedağ Savaşı’nın ardından Anadolu Moğol istilasına uğradı. Erzurum, bu dönemde İlhanlı Devleti’ne bağlı bir eyalet merkezi oldu. İstila şehirde büyük tahribata ve gerilemeye yol açtı.
  2. Eretna Beyliği: İlhanlıların çöküşünden sonra bölge, merkezî Sivas olan Eretna Beyliği’nin hâkimiyetine girdi.
  3. Karakoyunlular, Timur ve Akkoyunlular: 14. yüzyılın sonlarından itibaren bölge, Karakoyunlu ve Akkoyunlu Türkmen beylikleri arasında el değiştirdi. Timur’un seferi sırasında şehir tahrip edildi. Son olarak Akkoyunlular şehre hâkim oldu.
  4. Safevi Hakimiyeti ve Şehrin Gerilemesi (1502): Akkoyunlu Devleti’nin yıkılmasıyla Erzurum, bu kez Şah İsmail liderliğindeki Safevi Devleti’nin eline geçti. Safevilerin Sünni halka yönelik politikaları şehrin sosyal yapısını olumsuz etkiledi.

B. Osmanlı İmparatorluğu Dönemi

  1. Osmanlı Topraklarına Katılım: Osmanlı Sultanı Yavuz Sultan Selim, 1514 Çaldıran Seferi sırasında Erzurum’u geçici olarak ele geçirdi. Kesin olarak Osmanlı topraklarına katılması ise Kanuni Sultan Süleyman döneminde, 1535 Irakeyn Seferi ile gerçekleşti. Bundan sonra şehir, “Erzurum Eyaleti” adıyla bir beylerbeylik merkezi oldu.
  2. Eyalet Merkezi ve Serhat Şehri Statüsü: Osmanlı döneminde Erzurum, Safevi (sonrasında İran) sınırında bir serhat şehri ve doğunun en önemli askeri, idari ve ticari merkezi haline geldi. Osmanlı-İran savaşlarında stratejik bir üs görevi gördü.
  3. Yeniçeri Olayları ve Abaza Mehmed Paşa İsyanı (17. Yüzyıl): Bu yüzyılda şehir, yerel yeniçeri gruplarının çatışmalarına sahne oldu. En önemli olay, Erzurum Beylerbeyi Abaza Mehmed Paşa’nın, IV. Murat döneminde merkezi otoriteye karşı başlattığı büyük isyandır.
  4. Osmanlı-Rus Savaşları ve Rus İstilaları: 19. yüzyıl, Erzurum için en acılı dönemlerden biri oldu. 1829’da ve en ağırı 1877-78 Osmanlı-Rus Savaşı (93 Harbi) sırasında şehir Ruslar tarafından işgal edildi. Bu işgaller büyük kayıplara ve göçlere neden oldu. İşgal tehlikesine karşı, şehri çevreleyen Aziziye Tabyaları ve diğer savunma hatları inşa edildi. 93 Harbi’ndeki direnişte Nene Hatun gibi kahramanlar öne çıktı.

V. I. Dünya Savaşı ve Milli Mücadele Dönemi

A. Rus İşgali ve Ermeni Meselesi

  1. I. Dünya Savaşı’nda Rus İşgali (16 Şubat 1916): Osmanlı’nın Doğu Cephesi’ndeki yenilgileri sonucu Rus Kafkas Ordusu, 16 Şubat 1916’da Erzurum’u işgal etti. Şehir, iki yıla yakın sürecek ağır bir işgal dönemi yaşadı.
  2. Ermeni Çetelerinin Katliamları ve Halkın Zulme Uğraması: Rus ordusuyla birlikte hareket eden veya onların himayesindeki Ermeni çeteleri, şehirde ve özellikle kırsalda büyük katliamlar gerçekleştirdi. Bu dönem, Erzurum halkı için büyük acı ve kayıplarla dolu bir trajediydi.

B. Şehrin Kurtuluşu

  1. İşgalden Kurtuluş (12 Mart 1918): Rusya’da 1917 Bolşevik İhtilali sonrası Rus ordusu dağılmaya başladı ve Brest-Litovsk Antlaşması imzalandı. Bu fırsatı değerlendiren Osmanlı ordusu, Kâzım Karabekir Paşa komutasındaki birliklerle taarruza geçti. 12 Mart 1918 sabahı Erzurum, Rus işgalinden kurtarıldı.
  2. Kâzım Karabekir Paşa’nın Rolü: Paşa, sadece şehrin kurtarıcısı değil, sonraki yıl bölgede düzenlenecek olan Erzurum Kongresi’nin de en büyük destekçisi ve koruyucusu olacaktı.

C. Erzurum Kongresi

  1. Mustafa Kemal Paşa’nın Erzurum’a Gelişi (3 Temmuz 1919): Mondros Mütarekesi sonrası ülkenin işgal edildiği günlerde, Mustafa Kemal Paşa, 9. Ordu Müfettişi olarak Samsun’a çıkmış ve Amasya Genelgesi’ni yayınlamıştı. Amasya’da alınan karar uyarınca, Doğu vilayetlerini temsilen bir kongre düzenlenmesi için 3 Temmuz 1919’da Erzurum’a geldi.
  2. Erzurum Kongresi’nin Toplanması (23 Temmuz – 7 Ağustos 1919): Mustafa Kemal Paşa’nın başkanlığında, bugün müze olarak kullanılan eski Mekteb-i İdadi binasında toplanan kongre, Türk Kurtuluş Savaşı’nın ilk önemli adımıdır.
  3. Kongre Kararları: Kongrede, “Milli sınırlar içinde vatan bir bütündür, parçalanamaz”, “Manda ve himaye kabul olunamaz”, “Milli kuvvetleri etkin ve milli iradeyi hâkim kılmak esastır” gibi, Milli Mücadele’nin temel ilkeleri belirlendi. Ayrıca Temsil Heyeti oluşturularak, merkezi hükümetin dağılması durumunda ulusal bir önderlik ortaya kondu.

VI. Türkiye Cumhuriyeti Dönemi

A. Cumhuriyetin İlanı ve Erzurum’un Konumu: Erzurum, Milli Mücadele’nin temellerinin atıldığı bir şehir olarak Cumhuriyet’in kuruluşunda onurlu bir yere sahiptir. Mustafa Kemal Atatürk, 23 Temmuz tarihini, Cumhuriyet Halk Partisi’nin kuruluş günü ve kendisinin Erzurum’a geliş yıl dönümü olarak her zaman anmıştır.

B. Cumhuriyet Dönemi Gelişmeleri: Cumhuriyet’in ilanından sonra Erzurum, önemli bir garnizon ve üniversite şehri olarak gelişimini sürdürdü. Atatürk Üniversitesi’nin 1957’de açılması şehre yeni bir dinamik kazandırdı. Cumhuriyet’in erken dönem uygulamaları her yerde olduğu gibi burada da hayata geçirildi.

C. Günümüzdeki İdari Yapısı: 1993 yılında çıkarılan kanunla büyükşehir statüsü kazanan Erzurum, günümüzde Doğu Anadolu Bölgesi’nin en büyük ve en gelişmiş şehirlerinden biridir. Tarihi mirası, kış turizmi potansiyeli (Palandöken), üniversitesi ve coğrafi konumu ile bölgenin önemli bir cazibe merkezidir.


Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

1. Erzurum’un en eski adı nedir?
Erzurum’un bilinen en eski ve planlı kuruluş adı, Bizans İmparatoru II. Theodosius’tan (MS 5. yüzyıl) gelen Theodosiopolis‘tir. Yerel Ermeni kaynaklarında ise Karin olarak geçer.

2. Erzurum adı nereden gelmektedir?
Adın kökeni, bugünkü şehrin batısındaki eski Erzen şehrine dayanır. Selçuklular, Erzen halkının göç ettiği Theodosiopolis’e “Rum ülkesindeki Erzen” anlamında Erzenü’r-Rum (Arz-ı Rûm) demişlerdir. Zamanla bu isim Erzurum’a dönüşmüştür.

3. Erzurum halkı nereden gelmiştir?
Erzurum, binlerce yıllık bir yerleşim geçmişine sahiptir. Bugünkü halkın kökeni; Hurriler gibi yerli halklar, İslam fetihleriyle gelen Araplar, Malazgirt’ten sonra bölgeye yerleşen Oğuz/Türkmen boyları (Saltuklular) ve Osmanlı dönemindeki demografik yapıyla şekillenmiştir. Ayrıca tarih boyunca göç ve ticaret yolları üzerinde olması çeşitli kültürleri harmanlamıştır.

4. Erzurum Kongresi neden bu kadar önemlidir?
Erzurum Kongresi, ulusal egemenlik ve tam bağımsızlık ilkelerinin vurgulandığı, manda ve himayenin reddedildiği, Doğu Anadolu’nun bütünlüğünün savunulduğu ve bir Temsil Heyeti’nin oluşturulduğu ilk milli kongredir. Sivas Kongresi ve TBMM’nin açılışının temelini oluşturmuş, Milli Mücadele’nin ilk siyasi manifestosu niteliğindedir.

5. Erzurum’un tarihi ve kültürel özellikleri nelerdir?
Erzurum, Saltuklu ve Selçuklu döneminden kalma çifte minareli medrese, üç kümbetler, kale gibi Türk-İslam mimari şaheserlerine ev sahipliği yapar. Kongre Binası milli tarihimiz için kutsal bir mekândır. Yöresel kıyafetleri (ehram), oyunları (bar), mutfağı (cağ kebabı, kadayıf dolması) ve misafirperver halkıyla zengin bir kültürel mirasa sahiptir. Ayrıca Aziziye Tabyaları ve Nene Hatun gibi kahramanlık simgeleri şehrin kimliğinde önemli yer tutar.

Yazı Kaynakları
https://www.erzurum.bel.tr/tarihce
https://erzurum.ktb.gov.tr/TR-56064/tarihce.html
https://tr.wikipedia.org/wiki/Erzurum
https://dhmi.gov.tr/sayfalar/havalimani/erzurum/SehirTarihcesi.aspx

Erzurum Admin – erzurum.net.tc platformunun kurucusu ve yöneticisi. Şehrimizin dijital yüzü olarak, Erzurum’a dair doğru, hızlı ve güvenilir bilgiyi sunmayı amaçlıyorum. Her türlü öneri ve iletişim için profilim üzerinden bana ulaşabilirsiniz.

Yazarın Profili

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir